Hz. Peygamber’den sonra ortaya çıkan ibadet maksatlı ve dini görünümlü olan davranışlara Bid'at denmektedir. Ağaçlara bez bağlamak, kabirler üzerine mum yakmak örnek olarak gösterilebilir.
Akla ve gerçeğe aykırı düşen aldatıcı sözlere de hurafe denir. Çağımızda bir kısım gazete ve dergilerin yıldız falı yayınlayarak insanların aklını karıştırması, bir kısım medyum geçinen kimselerin, insanların aklına aslı astarı olmayan şeyleri sokması da hurafe ve bid'attır.
Bid'at ve hurafe gibi batıl inançlar dinin özüne terstir. Yapanlar da, bu tür şeylere inananlar da büyük günah işlemiş olurlar. Bu nedenle Müslümanların, dinimizin özüne ve ruhuna ters bu tür davranışlardan sakınması gerekir. Cenap-ı Hak bir ayeti kerimede mealen şöyle buyurmaktadır:
"Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları, ancak şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz." (1)
Peygamber Efendimiz de konu ile ilgili olarak, "Kim falcılık veya (medyumlukla) ilgili bir bilgi elde edinmişse (Allah'ın haram kıldığı) sihirden bir bilgi elde etmiş demektir. Falcılık arttıkça sihirbazlık, büyücülük de artar." (2) "İşlerin en kötüsü temeli Kur'an ve sünnete dayanmayan, dünya ve ahirete dönük de hiçbir faydası olmayan sonradan çıkmış işlerdir." "Sonradan ortaya çıkmış bu türlü şeyler bid'attir." "Her bid'at dalalettir." "Din namına sonradan ortaya çıkarılan şeylerden sakının. Bu durumda sizin yapmanız gereken şey, benim sünnetime… sarılmanızdır" buyurmuştur. (3)
Günümüzde halkımız arasında birçok şey ya uğurlu ya da uğursuz sayılmaktadır. Kimileri ayların, kimileri günlerin veya gecelerin, kimileri hayvanların, kimileri ise bazı eşyaların uğursuzluğuna veya uğurlu olduklarına inanmaktadır. Oysa bu tür inanışlar dinen yasaklanmıştır. Bu sebeple uğuru veya uğursuzluğu, yaratılmış mahlukattan beklemek doğru değildir.
Unutmayalım ki; insanın başına yüce Allah'ın dilemesinden başka hiçbir şey gelmemektedir. Özellikle muska vb. şeylerle insanları etki altına almaya çalışmak, karı-koca hayatına müdahale etmek de hurafe olup büyük günahtır. Bu sebeple bizlere hiçbir fayda sağlamayacak olan bid'at ve hurafeleri hayatımızdan atmaya özen gösterelim.
Mazinin karanlıklarından intikal edip, insanların kalplerinde iman ve tevhid nurunun doğmasına engel olan bu tür düşünce ve davranışların batıl olduklarını, şirk olduklarını, haram olduklarını Peygamber Efendimiz kesin bir dille açıkça ilan etmiştir. Ancak ne var ki, ilim asrı olmakla iftihar eden, ilmiliği, aydınlığı kimseye bırakmayan günümüz insanı bile hâlâ yıldız falları, çeşitli isimler altında tezahür eden falcılık ve kehanetlerle meşgul olmakta, kendini aldatmakta, şarlatanlara kendini soydurmakta, hurafelere inanmaktadır. Bu sebeple bizlere hiçbir fayda sağlamayacak olan bid'at ve hurafeleri hayatımızdan atmaya özen gösterelim. Bid'at ve hurafelerle mücadele etmek Müslümanlar için bir görevdir.
Sohbetimizi bir hadisi şerif mealiyle tamamlayalım:
"Kim bizim bu dinimizde, ondan olmayan bir şey ortaya çıkarırsa, o şey kabul edilmez." (4)
Yüce Rabbim İslam'ın özüne ters şeylerle meşgul olmaktan bizleri alıkoysun.
1) Maide, 5/90
2) Ebu Davud, Sünen, Tıbb, 22/22, (IV, 227)
3) Ebu Davud, Sünnet, 5.
4) Buhari, Sulh, 5.