Son 4 gün içinde nasip olan üç şiirimizi Sevgililer Günü dolayısıyla siz dost sevenlerimizle paylaşmak istedim. "ahikirsehir.com" ve "insanveislam" sitelerimizde 200 şiir arasında yer verdik elhamdülillah.
Bir güzelin halları
Kara gözlerini sevdiğim güzel
Yazıda maralın gözünden misin
Kadir Mevla'm özenmişte yaratmış
Adem’le Havva’nın teninden misin
Bir naz ile gözlerini süzersin
Ak elleri bellerine dayarsın
Kalem yazmış boylarına uzarsın
Cenneti âlânın dalından mısın
Görenler meftun olurmuş haline
Kur’an okur hatip mahfil ardına
Seni tek yaratmış Rahman nuruna
Cenneti âlânın balından mısın
Dualar eylerim şu has güzele
Döner gelir mi acep bu fakire
Kurbanlar keseyim on beşi deve
Cenneti âlânın sütünden misin
Öyle hoş ki melül melül bakarsın
Koç yiğitler dize gelir yakarsın
Yel estikçe burcu burcu kokarsın
Cenneti âlânın gülünden misin
Yaz bahar ayları sen mi açarsın
Leblerini sarar giz mi eylersin
Yaz ortası gerdana şal mı dolarsın
Cenneti âlânın kızından mısın
İnce bele hilal kaşa vurulur
Selvi boya akça ele yazılır
Güzel seven yiğit olsam çatılır
Cenneti âlânın belinden misin
Güzel hatırın kaçadır sorulmaz
Canın nazenin bahası ölçülmez
Ben canımı veririm de tartılmaz
Cenneti âlânın yurdundan mısın
Nergis midir, gül müdür has bahçeniz
Şeker midir, şerbet midir tasınız
Baldan nehir akar imiş köşkünüz
Cenneti âlânın tadından mısın
Senin yurdun arşta mıdır güzel kız
Kalem yazmış kelam mıdır sözünüz
Kına yakmış huri midir teniniz
Cenneti âlânın nurundan mısın
Şu soyka dünyada dengim bulmadım
Yana yana tevir oldu hallarım
Ömür bitti beklemekten kocaldım
Azabı âlânın narından mısın
Ahi ahmed şeftaliye kanarmış
El uzatıp hurileri öpermiş
Ey güzel gel cömertliğe kararmış
Yalancı dünyanın canından mısın
Bu güzele “kul” olmuşuz canınan
Candan âri geçsem bilmez halınan
”Var git emmi” derse düşmez gülünen
Yalancı dünyanın halından mısın
Güzel sevmek (Güzelleme)
(Sevmeyi bildiği için yaşayan insan dirilere yazıldı. Sevmeyi bilmeyen yaşayan ölüler zaten burayı okumazlar)
Bakışı nazından beter sevdiğim
Seni özleyeli göresim geldi
Gümüş kemer sıkmış narin belini
Belin çözüleli sarasım geldi
Nakşı maniden nakşeder algınım
Ciğerime köz bastırır vurgunum
Sen bir ala çiçek olsan yeğlerim
Bağın çözüleli deresim geldi
Gözlerin sürmeli keman kaşındır
Söylenir alemde hurun eşindir
Dağların karından soğuk tenindir
Tenin çözüleli öpesim geldi
Leblerin bastırır açmaz gülüdür
Goncayı açtırır yiğit sazıdır
Ellerim günahkar körpe nazıdır
Lebin çözüleli emesim geldi
Canların canıdır canan salınır
Canından geçmeyen yoktan bilinir
Söylemez gönlüm kime delidir
Sırrın çözüleli feriğim geldi
Yoluna adadım canım kurbandır
On beşinde sevdim yutmuk ergendir
Koynumda besledim ayva kirazdır
Yaşın çözüleli muradım geldi
Ak ellere al kınalar yakınır
Siyah sürme derviş komaz bakıtır
Sana tenhada bir ezgim yakışır
Bendin çözüleli kucağım geldi
Güzel olanın gül benzi solmazmış
Olur olmaza kim meyil vermezmiş
Kulu kölesi olduğum bilmezmiş
Nazın çözüleli ölesim geldi
Gönlüm senin gibi güzel saralı
Bahar bildi kışı, koynun gireli
Sekiz kıza bir oğlandır vereli
Cinsin çözüleli vekilim geldi
Ezelden sürmeli, gözler sürmeli
Lebinden çözmeli güller açmalı
Benden başkasını görmez cilveli
Canın çözüleli mihrabım geldi
Ahi ahmed güzellerden geçmezmiş
Körpe, yutmuk, fidan, çıtır bilmezmiş
Ölüp ölüp yunup kimdir seçmezmiş
Ömrün çözüleli namazın geldi
Not: Bazı kelime veya deyişleri açık veya biraz müstehcen bulabilirsiniz. Amaç edepten bir sapma olmayıp en az kelimeyle size en çok ve en etkili anlatımı yapabilmektir. Bu bir yöntemdir. Teşhir değildir. Gerçeğe biraz daha yaklaşabilmek de amaçlanmıştır.
Güzelle güzelce (Güzelleme)
Canı cananıma serer olduğum
Hali kelamına kullar yetmez mi
Ben bir aşığınam sana döndüğüm
Hali celaline döşler yetmez mi
Bağlar güllerinen güler cemalin
Dağlar karlarınan kaşı kemanın
Güzel dillerinen yumuş benlerin
Hali nazenine huylar yetmez mi
Ağlar toprak olur yerde sürünür
Söyler kelam olur derde sürülür
Zikri Burak ile arşta sunulur
Hali beratına suçlar yetmez mi
Seni sevmeseymiş eller sevmezmiş
Bağ-ı aşkına da ben'ler düşmezmiş
“İki” diyende “bir” olmaz düşlermiş
Hali cemaline nurlar yetmez mi
İman eylerim de Cemal kürside
Rahman ile bazar eyler türküde
Ümmet deyu nazar eyler fak'rime
Hali şefaatine kullar yetmez mi
Hep uzağın nasip oldu kanmadım
Ağıt düzdüm, ağu içtim ölmedim
Aşık olan uçar imiş sanmadım
Hali derdinize seher yetmez mi
Çifte benlerine aydır yüzüne
Yüzüm sürsem yanak deyu zülfüne
Kelam oldum bin bir türlü nazına
Hali cefanıza nazlar yetmez mi
“Sabrı cemil” misin Kur’an söylüyor
Katrem deryaya varır “hu” diliyor
Sana döndükçe bir canlar düşüyor
Hali zatınıza binler yetmez mi
Deli isem hangi gömlek kulunuz
Mecnun isem leyli bilmez ilmimiz
Cefa çeker seher düşmez nazınız
Hali zülfünüze yeller yetmez mi
Bu güzeli bahar saydım saçıldım
Bir buseyi bekle bekle kocaldım
Ömür deyu öptüm sevdim ucaldım
Hali ömrünüze düşler yetmez mi
Kaldır perçemini yüzler görünsün
Aldır yanakların dişler ısırsın
Varıp döneceğin yollar aşınsın
Hali belinize şallar yetmez mi
Yeldir yelesice yeldir tozunan
Yeller eser imiş gülden nazınan
Kızlar açmış yumru lebler gülünen
Hali on beşinde terler yetmez mi
Ahdim kavidir de nazın çekerim
Hatır yollamış da zehir içerim
Kaçtır bir bahara beş kış denklerim
Hali nizanıza közler yetmez mi
Kaç yaşadım dünya tadın almadım
Geldim kalakaldım cana katmadım
Güzel sevdim deyu başa gelmedim
Hali kazanıza kader yetmez mi
Aşiret göç eyledi çifte sazınan
Kızlar ar eyledi nazı canınan
Yiğit yetim kaldı meydan tayınan
Hali erinize toylar yetmez mi
Canım sabreder ya yürek döyer mi
Gitti cananım da felek yazan mı
Selvi boydan, ince belden geçen mi
Hali salanıza canlar yetmez mi
Ahi kul ahmed’e cefa yazılmış
Ağu içirmek bir güzel şartıymış
İçip içip arşa çıkan “kul”uymuş
Hali aşkınıza öl'ler yetmez mi
aşık ahi kul ahmed'e nasiptir...