Kırşehir ili Mucur ilçesinin Geycek köyünde 12 Şubat 1965 tarihinde doğan AŞIK DERVİŞ EKİM, ilkokulu kendi köyünde bitirir. Âşık Derviş, okumaya olan ilgisini ve şiir yazmadaki yeteneğini çok küçük yaşlarda kanıtlamaya çalışırsa da, ailenin kalabalık olması, maddi imkansızlıkları, yol gösteren birilerinin olmaması, şiir yazma sevdasını biraz daha ileri yaşlara erteler.
O yılların köy yaşamı içinde karılıp yoğrulan Derviş Ekim, daha çocukluğunu yaşamadan köyünde mal-davar güderek günlerini geçirir. Bir süre sonra da Kırşehir'de oto boyacılığı çıraklığı yapar. Yaşı ilerledikçe gençlik döneminin o deli dolu günlerinde Kırşehir kendisine dar gelir. Kayseri, İzmir, Balıkesir, Çanakkale ve daha birçok şehirde pazarlama işlerinde çalışır.
Gerek oto boyacılığında çalışırken, gerekse pazarlama işlerinde çalışırken seyahatleri sırasında gördüğü doğa güzellikleri Derviş'i alır ta içlerine götürür. Gördükleri ve yaşadıklarının hepsi, şairimize şiir sermayesi olur. Hatta bu gezilerinde buruşuk kağıtlara yazdığı duygu dolu şiirlerini arabanın camını açarak rüzgara teslim eder. Rüzgarın çalıya, ota, çöpe taktığı şiirlerini ancak çobanların okuduklarını düşünür.
Geycekli Aşık Derviş, bu birikimler sonucu yazarak sakladığı ilk şiirini şöyle açıklıyor;
“1989-90’lı yıllarda Kırşehir Çocuk Esirgeme Yurdu’nu ziyarete gittiğimde oradaki çocuklardan etkilenerek ‘Lütfen Ağlamayın Çocuklar’ isimli ilk şiirimi yazdım. İkinci şiirim ise, ‘Bizi Ayırana Dünya Dar Gelsin’ isimli şiirim olmuştur. O günden sonra arkası geldi. Pınar gibi kaynayan duygularımla yüzlerce şiir yazdım. Yazmaya devam ediyorum. Şiirlerimi sevdiklerimle ve şiir sevenlerle paylaşıyorum.”
2011 yılında Petlas A.Ş.’den emekli olan Aşık Derviş, değişik konularda yazdığı şiirlerini gazete ve dergilerde, radyo ve televizyonlarda okuyucu ve dinleyicilerle buluşturur. Bilgi birikimlerini şiir severlerle paylaşırken bakın “Şairliği ve Şiiri” nasıl tanımlıyor:
“Şair; duygularını ve düşüncelerini en güzel bir şekilde kalemle kağıda döken, çevresindeki olumlu veya olumsuz olayları yazdıklarıyla halka anlatabilen, halkı yönlendirmeye çalışan kalem ve kelam erbabına şair denir.
“Şiir yazmak ise; gökkuşağındaki renkleri tutmak gibi bir şeydir. Herkes şair olamaz. Ben her şiir yazdığımda, gökyüzünde bir yıldız tutmuş kadar mutlu oluyorum. Darısı cümle alemin başına diyorum.”
Aşıklık geleneğini günümüze taşıyan Aşık Derviş, yazıp yayınladıklarıyla da, “Anadolu insanı alim değildir, ama her türlü sevdayı belleklerimize nakış nakış işlemesini bilmektedir” diyerek aşıklık çizgisini de belirliyor.
Aşık Derviş Ekim, yüzlerce şiirinin içinden seçtiği şiirleri 2009 yılında “AŞIĞIM SANA KIRŞEHİR” isimli şiir kitabında yayımladı. Şu son günlerde yine yüzlerce şiirlerinden seçerek basıma hazırladığı “SEVDA KANSERİ” adlı ikinci şiir kitabının da pek yakında çıkacağı haberini kuşlar kulağıma fısıldadı.
Yüreği insan ve tüm canlı sevgisiyle dolu, sevgide ve saygıda kusuru olmayan Şair Derviş, her zaman güler yüzlüdür. Kırşehir ve Kaman'daki anma günlerinde okuduğu anlamlı, coşkulu, vurgulu ve içten şiirleriyle de dinleyenleri büyülemiştir.
Geycekli Şair Derviş Ekim, yeni kurduğumuz derneğimizle ilgili olarak da, “Kırşehir Yazarlar ve Şairler Derneğimizi (KIYŞAD) kurduk. Amacımız, Kırşehir'de yetişen tüm şair, yazar ve diğer sanatçılarla tanışıp, görüşüp, birlik ve beraberliğimizi sağlamak. Beraber olacağımız sanatçı arkadaşlarımızla birlikte üreterek yeni eserler verirken, tüm sanatseverleri de her zaman olduğu gibi bundan sonra da yanımızda görmek istiyoruz” der.
İçinden taşan insan sevgisini birçok kişiyle paylaşan Şair Ekim, beni de seçmez diğerlerinden. 09.01.2012 günü saat 23.55’te gönderdiği maille dağarcığından çıkan, benim için çok anlamlı bu şiiri tüm okuyucularımla paylaşmak istedim. Yorum sizlerden.
Sağ olasın Büyük Aşık. Gönlüne, yüreğine sağlık. Daha nice şiir dolu günler dileklerimle...
MÜMTAZ HOCAM
İnsanlar dostluğa hile katarken
Sevgi, saygı, dünyada dibe batarken
Cahillik, cehalet cirit atarken
Güneş gibi doğdun, sen Mümtaz Hocam
Gırtlağına kadar bilgi dolusun
İlim, irfan dergahının yolusun
Ulu Önder gibi sen de ulusun
Gençliğe ışıksın, sen Mümtaz Hocam
Sen pırlantasın, ben ise çakıl
Her zaman senden alırım akıl
Bir hazinesin, yürüyen okul
Bilginin dalısın, sen Mümtaz Hocam
Kalbin sevgi pişirir, ellerin kaşık
Yüreğin sevginin özüyle pişik
İlham olur bize sendeki ışık
Karanlığa güneşsin, sen Mümtaz Hocam
Senin ile her muhabbet hoş olur
Kalk gel desen, bu kardeşin kuş olur
Sana kötü diyen varsa, taş olur
Dostluğun elisin sen Mümtaz Hocam
Hürmetle, saygıyla boynumu büktüm
Bilgini görünce diz üstü çöktüm
Sevgimi kalemle kağıda döktüm
Dostluğun dilisin, sen Mümtaz Hocam
Âşık Derviş yine maden kazıyor
Yalan değil, gerçekleri yazıyor
Diyardan diyara namın geziyor
Kaman'ın gülüsün, sen Mümtaz Hocam
09.01.2012
Geycekli Aşık Derviş Ekim
Not: 09.01.2012 saat 23.55’te aldım.
Mümtaz Boyacıoğlu