Gökyüzünün mavi görünmesinin tek sebebi kırılma hadisesidir. Güneş ışınları atmosfere girdiğinde atmosferdeki gaz moleküllerine ve toz parçacıklarına çarparak saçılır. Gün ışığı değişik dalga boylu birçok ışından oluşur. En kısa dalga boylu mavi ışınlar atmosferin üst tabakalarındaki küçük parçacıklar tarafından hemen saçılırlar.
Fakat kırmızı ışık saçılmak için daha büyük par-çacıklara çarpmak zorundadır. Gökyüzü açık olduğunda, mavi ışık diğer ışıklara oranla en fazla saçılan ışıktır. Bu yüzden de gökyüzü mavi görünür. Mesela gökyüzü yoğun bulutlarla veya dumanla dolu olduğunda, tüm ışınlar nerede ise aynı oranda saçılır. Bu da gökyüzünün gri renkte görünmesine sebep olur.
Gökyüzünün maviliğinden yola çıkarsak insanlar da aslında hiç göründüğü bir ruh haline sahip olmadıkları gibi, söylediklerinin de arkasında durmada aynı kırılma hadisesini gösterebiliyorlar.
Yani söyledikleri söylemlerde yalanların çokluğuna rağmen doğrular öne çıkabiliyor. Ülkede ekonominin tozpembe gösterilmesine rağmen sokaktaki vatanda-şın kan ağladığı gibi… Birbirleri ile sürekli atışan ve hatta yumruklaşan milletvekillerinin maaş artışında seslerini dahi çıkarmadan ellerini havaya kaldırıp indirmeleri gibi...
Günümüzde ülke gündemine şöyle bir bakarsak gökyüzünün yoğun bulutlarla veya dumanla dolu olduğunda, tüm ışınların nerede ise aynı oranda saçıldığı andaki gökyüzünün gri renkte görünmesi gibi doğrular ve yanlışlar, yalanlar ve sahtekarlıklar gün gibi ortada…
Ancak sokakta geçim derdinden başını kaldıramayan vatandaş gri tonun bile farkında değil… Çünkü kapkara bir yolda önüne ne çıkacağını bile bilmeden yürüyor. Bırakın yarını bugünü kurtarmanın peşinde…