Ülkemizde yıllardan beri hep tartışılır. Özelleştirme iyi midir, kötü müdür diye! Neden mi?
Alın size bir örnek... Ziraat Bankası Şubesi'nde ana veznede çalışan Mevlüt Akidağ, Ali İhsan Cenan'a işin düşmeye görsün! Ali kıran, baş kesen oluyorlar…
Geçtiğimiz aylarda 10 bin TL tutarındaki bir ödeme, ara veznede bulunmadığı için ana vezneye götürülür. Veznedar, paranın olmadığını söylerken, masanın üzerinde istenen paranın belki 50 katı para vardır…
"Para var mı diye bana sormadan sen nasıl işlem yaparsın" diye bayan memura bir yığın hakaretten sonra ödeme yapılır yapılmasına da geçtiğimiz günlerde de diğer veznedarda aynı olay yaşanır. İşlem yapan memur kasasında para olmadığı için ana vezneye 15 bin TL ödeme makbuzu ile birlikte yönelir… Veznedar, banka mudisine, "Para yok. Sana ödeme yapamayacağız" diyerek yanındaki banka güvenlik görevlisi ile geyik muhabbetine devam eder.
Banka veznelerinin sürekli sıkıntı yaşattığını ve geçtiğimiz günlerde de aynı sorunla karşı karşıya kaldığını söyleyen mudiye, "Geçen sorun mu çıkarttık! Bugün ödemeyi yapalım o zaman" diyerek sanki babasının parasını ödüyormuş gibi asık suratla ödeme yapılır… Bu tutum ve davranışın birçok mudiye yapıldığı bildirilirken, birçok mudi bankadan kendi hesaplarındaki paranın değil de, sanki borç alınıyormuş gibi davranıldığı serzenişinde de bulunuyor.
Bunun içindir ki insan sormadan edemiyor. Özelleştirilse daha iyi mi olur? Banka yöneticilerinin mevduat hesabı açtırılsın diye kapı kapı dolaşarak, bankalarına mudi ararken, içerdeki hizmetin hiç de hoş olmadığının bilinmesi gerek diye düşünüyoruz. Evet, bunun içindir ki birçok devlet kuruluşunun özelleştirilmesine karşı çıkılmasına rağmen, bankalar gibi halkla birebir muhatap olunan bazı kamu kuruluşlarının da dilimiz varmıyor ama özelleştirilmesi zaruret gibi görünüyor…