Takas işleminin bir adı da trampadır. Takas ve trampa, kelime kökeni İngilizceden gelen, en sade ifade ile mal veya hizmetin değiş-tokuşu (takas) anlamına gelen ve de tarihi eski çağlara kadar dayanan barter uygulamasının daha saf ve ilkel şeklidir. Halk anlatımı ile değiş-tokuş olarak ifade edilen bir alışveriş sistemidir.
İlk çağlardaki barter uygulaması bir mala ihtiyacı olan insanın, o malı bir başkasından alarak karşılığında kendi elinde bulunan malı vermesi şeklinde idi. Yani kar-şılıklı takasın söz konusu olduğu bir ticaret modeli idi.
Bu da nerden çıktı demeyin... Günümüzde de şöyle etrafınıza biraz alıcı gözle bakın takas, trampa ve barter gibi yani halk anlatımı ile değiş-tokuş olarak ifade edilen bu alışveriş sisteminin geri geldiğini görürsünüz.
Kültür turizmine ciddi bir altyapı teşkil eden yeraltı şehirleri, tarihi köprüler, kiliseler, örenler, konaklar, külli-yeler, kümbetler ve şifa kaynağı kaplıcaların yanında Ahi Evran-ı Veli, Aşık Paşa, Cacabey ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi alperenleri yetiştiren, geçmişten günümüze pek çok uygarlıklara ev sahipliği yapmış Kırşehir'de özellikle şu günlerde toplu iğneden gayrimenkule kadar birçok mal ve hizmet nakitle değil, takas yöntemiyle alınıp satılıyor desek inanın abartmış olmayız...
Vatandaş bu takas yönteminin içinde henüz alışveriş yapmıyor ama, imalathaneler, ticarethaneler, alışveriş merkezlerinden tutunda mobilya, otomotiv, inşaat, petrol, reklam, tanıtım, gıda gibi mal veya hizmetler değiş-tokuş yöntemiyle alınıp satılıyor. Velhasıl ortada sıcak para dönmüyor.
Kiminin elinde yok, ama elinde olan da bir zamanlar yastık altında biriktirdiği paraları hırsızların korkusu ile bankaların kasalarında kuluçkaya yatırıyor.
Hal böyle olunca da sanırız ülke ekonomisindeki bu takaslı büyüme ile enflasyon da düşer, kişi başına düşen milli gelir de artar, halk da rahat mı rahat nefes alır...