2009 yerel seçimlerinde CHP Kırşehir Belediye Başkan Adayı olan Dr. Deniz Akpınar, halk arasında Torba Yasa olarak da bilinen 6111 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi nedeniyle yasa içerisinde yer alan Belediye işçilerinin başka kurumlara devredilmesi konusunda bir açıklama yaptı.
Yasayı Belediye işçilerinin toplu sürgünü olarak değerlendiren Akpınar, AKP İl Başkanı Salih Çetinkaya ile Milletvekilleri Abdullah Çalışkan ve Muzaffer Aslan’a da bir çağrı yaparak bu uygulamanın durdurulmasını istedi.
Uygulama ile yaklaşık 150 işçinin aileleriyle birlikte büyük bir belirsizliğe ve çıkmaza itildiğini belirten Dr. Deniz Akpınar, yaptığı açıklamada aynen şunları kaydetti:
“İl Özel İdareleri ve belediyelerde bulunan norm kadrosu fazla işçilerin başka kurumlara devredilmesini öngören 6111 sayılı kanunun yürür-lüğe girmesiyle birlikte Kırşehir Belediyesi bu yasayı toplu sürgün yapma yasası olarak değerlendirmiştir.
“Yasada belirtildiği üzere norm kadro fazlası ya da ihtiyaç fazlası işçilerin gönderilmesi esas iken, Kırşehir Belediyesi sürekli işçi kadrolarında çalışan işçilerin neredeyse tamamına yakınını devretmiştir. Şu an yaklaşık 150 işçi ve bunların aile-leri büyük bir belirsizliğe ve çıkmaza itilmiştir. Ben yaptım oldu zihniyeti ile yüzlerce işçinin ve ailelerinin mağdur edilmesi ne kadar adaletlidir?
“AKP İl Başkanı'na ve Milletvekillerine buradan çağrı yapıyorum. Şu an belediyenizin yapmış olduğu bu uygulamaya sessiz kalmayın ve uygulamanın durdurulması için gereğini yapın. Bu insanlar, bu memleketin insanı ve eminim ki içlerinde sizlere güvenen oy vermiş insanlar da vardır. Belediye’de yıllarını vermiş, emeğini verip, alın terini döken yazın güneşin altında kışın soğukta fedakarca çalışan bu işçilerin neyi fazla geldi?
“Eğer ki Belediye giderlerin azaltılması için bu uygulamayı yapacaksa, önce gereksiz harca-malarını kesmesi, canlı ağaçların sökülüp yerine tekrar ağaç dikmemesi gerekir. Eğer ki Belediye tasarruf edecekse kendi malı olan tesisi satın alıp tekrar aynı firmaya bakım-onarım yapılması için ver-memesi gerekir. Aynı anda danış-man, müdür ve birlik personeli olarak katmerli maaş alanları görmesi gerekir. Kaldırımları yap-boz tahtasına çevirmemesi gerekir. Bilgisayar alımlarını azaltması gerekir. 3 yıldır kaldırım ve kilit parke ile uğraşarak kasaba Belediyeciliği yapmaması gerekir.
“Sayın AKP İl Başkanı, duyumlarımıza göre önümüzdeki yerel seçimlerde Belediye Başkanlığı görevine talipmiş. Kendisini şimdiden uyarıyorum. Zamanı geldiğinde 'Benim haberim yoktu, belediye başkanı sözümüzü dinlemedi' diye senden önceki il başkanı, şimdinin Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci'nin yaptığı gibi komik savunmalara sığınmazsınız inşallah. Bu yapılanların resmen olmasa da toplu sürgün olduğunu açıklayın ve bu işçilere sahip çıkın.
“Sürgüne gönderilen tüm işçilerimizin başı dik, alnı açık bir şekilde onurlu bir yaşam mücadelesine devam etmesini istiyorum. Ben Dr. Deniz Akpınar olarak 2009'dan itibaren kim işten atıldıysa, kim sürgüne gönderildiyse, kim kadrolarından alınıp başka kadrolara atandıysa, sağcı solcu ayrımı yapmadan, hepsine ve ailelerine söz veriyorum. 2014 yılında bu Belediye’ye Dr. Deniz Akpınar'la birlikte yeniden işlerine dönecek ve herkesin itibarı iade edilecektir.
“Tüm işçilerimizin yanında olduğumu bir kere daha belirtiyor, ailelerine ve tüm işçilerimize selamlarımı sunuyorum.”