12 Haziran Pazar günü TBMM'nin yeni üyelerini seçmeye hazırlanan ülkemizde seçmen iradesini sandığı yansıtmaya hazırlanırken, seçimlere 2 gün kala bu süreyi en iyi en iyi şekilde değerlendirmek için tempo arttıran adaylar da son dönemece girdi.
Seçim gününün yaklaşması nedeniyle Kırşehir'de de son dönemece giren milletvekili adayları rakiplerini geride bırakarak ipi göğüslemek amacıyla çalışma ekiplerini güçlendirerek tüm olanaklarını seferber ediyor, ancak adayların proje yerine şahsi vaatlerle oy toplamaya çalışmasına da seçmen tepkisi artıyor.
Heyecansız bir seçim atmosferinin hakim olduğu ilimizde adayların Kırşehir'deki yazılı ve görsel basına ne bir seçim bildirgesi, ne de Kırşehir'e hizmet edecekleri noktasında komple bir kalkınma projesi iletmemesi dikkat çekerken, bu durumun seçmene karşı sorumsuzluk olduğunu söyleyen siyasi çevreler, “Kendilerini, düşüncelerini, projelerini, hedeflerini anlatan komple bir Kırşehir kalkınma projesini ortaya koymayan adaya nasıl oy verilir?" şeklinde tepkilerini dile getiriyor.
Seçim gününün yaklaşması nedeniyle adaylar vaat yağmurlarını arttırırken, bu güne kadar yaşanmamış, görülmemiş bir politika izleyen milletvekili adayları ve siyasi partilerin ilimizde özellikle basın kuruluşlarıyla aralarına mesafe koyarak, sağcı-solcu, dindar-dinsiz gibi ithamlarla ayrıştırması kamuoyunda da endişe ve tepkiye neden oluyor.
Seçmen "tercihte" zorlanırken, özellikle AKP ve MHP'nin kamuoyunun vicdanı, gözü, kulağı ve sesi olan basın kuruluşlarını sağcı-solcu, dindar-dinsiz gibi ithamlarla ayrıştırılmasına kamuoyu ve seçmen tepkisi ise giderek artıyor.
Adayların seçmenin karşısına şahsi vaatler çerçevesinde eş, dost, ahbap ilişkileriyle çıkması ve şahsi taleplere karşılık oy toplamaya çalışmasını tedirginlikle karşılayan seçmen, “Çalışma ekiplerindeki kişilerin ellerine tutuşturulan, '.... bilmem nereye daire başkanı olmak istiyor, bilmem şu şehre ataması yapılacak' gibi özel notlarla şahsi işlerin peşinde koşula-rak oy istenmez. Seçimden seçime yüzünü gördüğümüz adaylara artık güvenimiz yok. Meclis'e gönderdikten sonra yüzünü dahi görmediğimiz vekil istemiyoruz. Meclis'e memur mu, yoksa bürokrasiyi bilen bir vekil mi göndereceğiz? Kırşehir'in haklarını savunan milletvekili mi göndereceğiz? Onu 12 Haziran akşamı göreceğiz. Halkın karşısında olacak vekillere ihtiyacımız var ve bu isteğimize karşılık vereceğine inandığımız adaya oyumuzu vereceğiz" şeklinde düşüncelerini dile getiriyor.
Seçmenin tepkisini, adeta kulaklarını tıkayarak duymak istemeyen adaylar ve siyasi partiler ise seçmenin karşısına şahsi vaatler çerçevesinde eş, dost, ahbap ilişkileriyle çıkarak, şahsi taleplere karşılık oy toplamaya tüm hızıyla devam ediyor.